Duygusal Açlık



İhtiyacınız olmayan bir metayı satın alır mısınız? Cevabınız hayır değil mi?
Fakat kapitalist sistem çarklarını öyle bir oluşturmuştur ki öncelikle size, sizin ihtiyacınız olmayan bir şeyi, ihtiyacınız olduğuna ikna eder.
Bunu yapabilmesinin çok çeşitli yolları vardır: pazarlama stratejileri, reklamlar, kampanyalar vs.
Siz aslında ihtiyacınız olmayan bir şeyi satın alırsınız. Her birey bir şekilde bu tüketim çarkına katılmalıdır. Katılmazsa ne olur, minimalist bir yaşam mümkün müdür? Elbette mümkündür ancak zordur. Sistem,  evde, sokakta, sosyal medyada, diğer bireylerle olan tüm ilişkilerimizde bireyi  bir  tüketim kıskacı altına almıştır. Statü hatta aşk dahi bu tüketim  ürünlerine endekslenmiştir. Bu tüketimi yapmayan bireyle toplumun ve bireyle çevresinin aradında bir boşluk, bir gerilim oluşturmaktadır. Sistem sizi sürekli olarak tüketmeye teşvik etmektedir. Duygusal açlık burada bu gerilimlerin, eksik kalmama içgüdüsünün devreye girmesiyle ortaya çıkar.

Ekrem Çakar

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Klavye Aktivizmi ve Toplumsal Tepkisizlik Üzerine Bir Yorum

İbadet, Riya Ve İnsanı Erdemler